ARA
LANGUAGE

HABERLER

2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni Gerçekleştirildi

Üniversitemiz 2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni, 27 Eylül 2017 Çarşamba günü Üniversitemiz Kongre Merkezinde gerçekleştirildi. Törene AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Eski Bakanı Dr. Cevdet Yılmaz, Bingöl Milletvekili Enver Fehmioğlu, Eski Bingöl Milletvekili Hüsamettin Korkutata, Bingöl Valisi Ali Mantı, Bingöl Belediye Başkanı Yücel Barakazi, Kalkınma Bakan Yardımcısı Yusuf Coşkun, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, kurum amirleri, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

“Obez bir üniversite olmayacağız”

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak yaptığı konuşmada, Üniversitemizin mevcut durumu yapısı hakkında bir bilgilendirme yaptıktan sonra, Bingöl Üniversitesinin obez bir üniversite olmayacağını belirterek, “Hep birlikte çalışıp, Üniversitemizi kaliteli bir hale getirip tercih edilen bir konuma getireceğiz. Bölge üniversiteleri arasında tercih edilebilirlik alanında çok iyi bir durumdayız. Üniversitemiz, kavşak bir üniversite konumundadır” dedi.

Prof. Dr. Çapak,  bugüne kadar 10 bin 805 öğrencinin mezun olduğunu ifade ederek, “550 öğretim elemanımız var. 295 idari personelimiz görev yapıyor. 22 akademik birim ile önlisans, lisans ve lisansüstü eğitim veriyoruz. Farabi programı kapsamında üniversitemize gelen öğrencilere, YÖK tarafından aylık 600 TL burs verilmektedir” şeklinde konuştu.

“Ekonomide en önemli kavram büyümedir”

Akademik açılış töreninde “Ulusal Ekonomi ve Bölgesel Kalkınma” konulu açılış konferansında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kalkınma Eski Bakanı Dr. Cevdet Yılmaz, Türkiye’de 2002 yılında milli gelirin 230 milyar dolar, kişi başına düşen gelirin ise 3 bin 500 dolar olduğuna dikkat çekerek, “2016 yılı verilerine göre milli gelir 860 milyar dolar, kişi başına düşen gelir ise 11 bin dolar civarındadır. 2002 yılında ihracatımız 36 milyar dolar iken, bu rakam 2016 yılında 143 milyar dolara ulaştı. 2017 yılı sonunda 158 milyar doları bulan rekor bir ihracat rakamı bekliyoruz. 2002 yılında yüzde 30 olan enflasyon oranı canavar olmaktan çıktı, Türkiye tek haneli enflasyon rakamlarına ulaştı. 2002 yılında çalışan sayısı 19 milyon iken, küresel ekonomik kriz, içeride ve dışarıdaki bazı olumsuz olaylara rağmen 2017 yılı itibari ile çalışan sayısı 28 milyona ulaştı. Maalesef işsizliği çok düşüremedik. Bizde işgücüne katılma hızlı bir şekilde artarken, işsizlik istenilen düzeye inmiyor. Zira nüfusumuz artıyor, genç ve dinamik bir nüfusumuz var” dedi.

“Ekonomik başarının yolu iyi bir yönetimdir”

Krizlerin ülke ekonomilerini derinden sarstığını belirten Yılmaz, “dünyadaki ekonomik krizlere, ülkemizdeki 1994, 1999 ve 2001 ekonomik krizlerine rağmen ekonomimiz büyüyor. 15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne rağmen, 2016 yılında yüzde 3.5 büyüdük. Bu yıl üçüncü çeyrekte ekonomimizde öngörülen büyüme rakamı yüzde 7’dir. Ortalama olarak bu yıl yüzde 5’in üzerinde bir büyüme sağlamış olacağız. Tüm bunların yolu iyi bir yönetimden geçiyor. Rakamlar bunun sonuç göstergeleridir. Güçlü bir hükümet bizi bu ekonomik başarıya götürdü” şeklinde konuştu.

“Artık yeni bir yönetim sistemi ile yönetileceğiz”

16 Nisan 2017 referandumundan sonra Türkiye’nin yönetim sisteminin değiştiğine vurgu yapan Yılmaz, “bundan sonra yeni sistemden kaynaklı bir istikrar içerisinde ülkemizi yöneteceğiz. Ekonomik olarak alt orta gelir liginden, üst orta gelir ligine çıktık, bu bizim için yeterli bir sevide değil. Üst gelir grubuna çıkmamız lazım. Yani kişi başına düşen gelirimizin 13-14 bin doları bulması lazım. Bunun yolu da iyi bir yönetim ve iyi bir planlamadan geçmektedir. Üst gelir grubuna çıkmamız için bilgiyi üreten, ürettiği bilgiyi teknolojileştirip ticarileştiren insana ihtiyacımız var” dedi.

Her şeyin ekonomiden ibaret olmadığına dikkat çeken Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: “İnsani kalkınma da önemlidir. Büyümenin nimetlerini tüm topluma yaymamız gerekir. Türkiye, yüksek insani gelişmişlik düzeyinde bulunuyor. Hedefimiz en yüksek seviyeye ulaşmaktır.”