ARA
LANGUAGE

HABERLER

2021-2022 Akademik Yılı Açılış Törenimiz Gerçekleştirildi

Üniversitemizin 2021-2022 Akademik Yılı açılış töreni, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın ‘İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince’ konferansıyla 18 Kasım 2021 tarihinde gerçekleştirildi. Üniversitemiz Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen 2021-2022 akademik yılı açılışına Bingöl Valisi Kadir Ekinci, Bingöl Belediye Başkan Vekili Sait Kolak, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, Rektör Yardımcılarımız, Genel Sekreterimiz, akademisyenler, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. 

“İslam Medeniyeti Bir İlim Medeniyetidir”

İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince’ konferansıyla akademik açılışın ilk dersini veren Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “insanoğlu, kendisi ve evren ile ilişkisini vahyin kılavuzluğunda kurduğunda; bireysel, toplumsal ve küresel boyuttaki anlam krizini ve varoluşsal bunalımlarını sekinete dönüştürecektir” dedi.  Prof. Dr. Erbaş, vahyin ilk asrından itibaren büyük bir ilmî inkişaf gerçekleştiren İslam toplumunun, yedinci yüzyıldan Rönesans'a kadar yaklaşık 7 asırlık bir zaman zarfında, bilimin bütün alanlarında insanlığın ufkunu aydınlattığını; teorik ve pratik boyutta ilmin öncüsü olduğuna dikkat çekti.

Konuşmasında gençlere seslenen Prof. Dr. Erbaş, “Kıymetli genç kardeşlerim,  her biriniz ilim için buraya geldiniz, ilme talip oldunuz. Hayatınızı ilim yolunda geçireceksiniz. Bu heyecanınızı ve azminizi tebrik ediyorum. Müslümanlar, ilmi; hiçbir dönemde bugünkü manada İslami olan/olmayan şeklinde tasnif etmemişlerdir. ” şeklinde sözlerini sürdürdü.  Müslümanlar, büyük bir özgüvenle insanlığın kadim müktesebatıyla yüzleşmekten çekinmeyerek Roma, Fars, Hint vb. havzalarla karşılaşmaktan kaçınmamışlar ve böylece diğer kültürlerin meydan okumalarının üstesinden gelip, kadim birikimi vahiy potasında eriterek içselleştirmişlerdir” şeklinde sözlerini sürdürdü.  

“Küresel Olarak Yaşanan Krizin Temelinde Bencillik Yatmaktadır”

Bugün, küresel olarak yaşanan birçok sorun ve krizin temelinde, Batı merkezli gelişen bilim anlayışının insana, evrene ve hayata bakışındaki bencillik ve insanın Allah’la ilişkisi bağlamında oluşturduğu marazi ve paradoksal yaklaşımın olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Erbaş, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Özellikle, Allah, varlık, âlem ve bilgi arasındaki vazgeçilemez bağ kopartılınca insanlık derin bir anlam ve vahim bir ahlak krizine duçar olmuştur. Söz konusu bütünlük dağılınca akıl-vahiy, din-bilim arasındaki denge de bozulmuştur. Din adına aklı öteleyenler de, akılcılık adına inancı öteleyenler de hakikate aynı şekilde zarar vermişlerdir. İslam ilim geleneğinde vahiy ve akıl, hüküm ve hikmet, ahlak ve irfan birbirinden ayrılmamıştır. Bu durum, yaratılışın bütünlüğü ve tevhidin gereği olarak görülmüştür. İçinde yaşadığımız bilgi çağında bilgiye ulaşmak oldukça kolaylaşmakla beraber, doğru bilgiye ulaşmak alabildiğine zorlaşmaktadır. Enformasyon çağında bilginin ve hakikatin alabildiğine manipülasyona maruz kaldığına şahit oluyoruz”.

“Her Millet Ancak Kendi Medeniyet Değerleri İle Yükselebilir”

İnsanlığın evrensel değerlerini sahiplenme ve insanlığın ortak birikiminden istifade etmenin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Erbaş, “Başkalarının ulaştığı sonuç ve bu sonuca götüren metottan istifade etme ve öğrenme ameliyesi de önemlidir. Ancak salt taklitçi bir anlayışla ilerlemek asla mümkün değildir. Her birey veya toplum kendisine özgün ve kendi kimliğini yansıtan bir yol izlemelidir. Bu göz ardı edildiğinde insanı bekleyen en büyük tuzak kendisine yabancılaşmasıdır. Kendi köklerinden ve özgün değerlerinden uzak kalan insan, çevresinin onu tanımlamasının esiri olacak ve o çevrenin bir nesnesi haline gelecektir” dedi.  

Bilgi, Sorumluluktur”

Bilginin ahlakla irtibatı yok sayılamayacağı gibi, sorumluluk ile ilişkisi de görmezden gelinemeyeceğini söyleyen Erbaş, konuşmasında devamla şunları söyledi: Bunun için Peygamber efendimiz; ‘Allah’ın senden faydalı ilim istiyorum. Allah’ım faydasız ilimden sana sığınıyorum’ diye dua etmiştir. Yaşadığımız çağı doğru anlayabilmek için doğru okumalar yapmak zorundayız. Özellikle eleştirel düşünce, bilimsel ilerlemenin ve kalkınmanın önemli bir motivasyonudur. Günümüzün en büyük sorunlarından olan radikalizmin de tahammül edemediği hususlardan biri sorgulayan insan modelidir. Allah’ın son ve evrensel mesajı Kur’an-ı Kerim; dünyada huzur ve barışın en büyük teminatı olarak adaleti, temel hak ve hürriyetlerin dokunulmazlığını, çevre ve toplumla ilişkilerde şefkat ve merhameti emretmektedir”.

“Sizler büyük bir inancın ve medeniyetin mensuplarısınız”.

 ‘Sizler yüzyıllarca dünyaya hükmetmiş, adalet dağıtmış, diğer din ve milletlerin zor durumda kaldıklarında yardım istedikleri büyük bir milletin evlatları, torunlarısınız’ diyen Prof. Dr. Erbaş, “Sizler her biriniz ecdadımızın merhametini, tecrübesini, adaletini gittiğini her yerde yaşatmaya devam edeceksiniz. Bulunduğunuz her yerde, inancımızı ve değerlerimizi en güzel temsil edeceğinize inancım tamdır. İslam, barış ve teslimiyettir. Müslümanın düşünce ve ahlakının iki büyük ve önemli boyutu vardır: Birincisi, yaratana yani Allah’a itaat ve teslimiyettir. İkincisi de yaratılana yani can taşıyan her varlığa karşı şefkat ve merhamettir. Müslümanlar tarih boyunca Endülüs’ten, Mezopotamya’ya, Osmanlıdan, Afrika’ya bulundukları coğrafyalarda hukukun ve adaletin teminatı olmuşlardır. Din, dil, ırk, renk ayrımı yapmaksızın herkesin temel hak ve özgürlüklerini dokunulmaz kabul etmişlerdir. Bir arada yaşama kültürünün, yaratana itaat ve yaratılana merhamet ahlakının en güzel örneklerini sunmuşlardır. Esasında bugün insanlığın en büyük sorunu bu ahlak ve hukuku ihmal etmesi, hatta kaybetmesidir” şeklinde konuştu.

Vali Kadir Ekinci: “Üniversiteler Eşyanın Tabiatını Kavramada Zihnimize Boyut Kazandırmaktadır”

Üniversitemizin 2021-2022 yılı akademik açılış töreninde konuşan Bingöl Valisi Kadir Ekinci, Bingöl Üniversitesi’nin ilimiz değerlerinden olduğunu ifade ederek, “Üniversiteler, akıl ve bilim rehberliğinde bilgi üreten merkezlerdir. Üniversiteler, eşyanın tabiatını kavramada zihnimize boyut kazandıran, toplumun önünde yürüyen, yeniliklere aydınlatan bilgi santralleridir. Bilim dünyasında her geçen gün yeni gelişmelerin yaşandığı ve teknolojinin hızla ilerlediği bugünün dünyasında üniversiteler, çağın ruhunu yakalama yolculuğunda kilit rol üstlenen kuruluşlardır” dedi.

“Valilik Olarak Üniversitemizin Yanındayız”

Bingöl Üniversitesi’nin kurulduğu 2007 yılından bu yana Bingöl’ün farklı alanlarında gelişim, değişim ve ilerlemesi açısından önemli görevler üstlenen bir değer olduğuna vurgu yapan Vali Kadir Ekinci, “Üniversitenin, kısa süre içerisinde üstün performansı, başarıları ve uyguladığı projeleri ile ilimizdeki kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla uyum içerisinde yürüttüğü kaliteli çalışmalarla şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan ilerleyişine katkı sağladığını görüyoruz. Bingöl Valiliği olarak tüm imkânlarımızla üniversitemizin yanında olmaya, başarılı çalışmalara katkı sunmaya devam edeceğiz. Başta rektörümüzün, üniversite çalışanlarının ve üniversite öğrencilerinin yeni akademik yılının hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde sözlerini noktaladı.

Belediye Başkan Vekili Kolak: “Öğrencilerimize Daima Hizmet Etmeye Çalışıyoruz”

Akademik açılış töreninde kısa bir selamlama konuşması yapan Bingöl Belediye Başkan Vekili Sait Kolak, öğrencilerimizin belediyeyi ilgilendiren konularında daima yardımcı olduklarını ve bundan sonra da öğrencilerimize kurum olarak kendilerine düşen her türlü desteği sunacaklarını ve hizmet edeceklerini ifade etti.

 Rektör Prof. Dr. İbrahim Çapak: “Önemli Olan Niteliktir”

Akademik Yılı açılış töreninde konuşan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, Bingöl Üniversitesi’nin 13 yıllık bir üniversite olmasına rağmen fiziki alanda nerdeyse gelişimini tamamlamış bir üniversite olduğunu söyledi. Bingöl Üniversitesi’nin emsalleri arasında çok iyi bir konumda olduğuna dikkat çeken Rektör Çapak şöyle konuştu: “Üniversitemiz, fiziki olarak neredeyse gelişimini tamamlamış, akademik anlamda da çok eksiği kalmayan bir üniversite. 16 bin öğrencimiz, 700’ü aşan akademik personelimiz, 600’e yakın idari personelimiz var. 20’ye yakın doktora programı, 50’ye yakın da yüksek lisans programımız var. Üniversitemizin bu yıl doluluk oranı ön lisans programlarında yüzde 98’dir. Yakın zamanda diş hastanemizin, teknokent binamızın ve arıcılık kompleksimizin temellerini attık. Bu yapılarımız da bitince fiziksel anlamda bir eksikliğimiz kalmayacak. Bizim için asıl olan niteliktir. Nitelik için de çok çalışıyoruz”.

“Halkımız, Üniversiteyi Sahiplendi”

Arzularının üniversitesinin çıtasını düşürmeden çok daha yüksek yerlere taşımak olduğunu söyleyen Rektör Prof. Dr. Çapak, “bunları yaparken elbette elimizde sihirli değnek yok. Ekibimizle, öğrencilerimizle, ilimizle bunları yapmaya çalışıyoruz. Çünkü halkımız üniversiteyi sahiplendi. Bu süreçte bize desteklerini esirgemeyen başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Elimizden gelen güzel çalışmaları yapmaya devam edeceğiz ve üniversitemizi daha ileriye taşıyacağız. Akademik yılı açılış törenimize teşrif eden Diyanet İşleri Başkanımız Prof. Dr. Ali Erbaş’a, kıymetli eşlerine, genel müdürlerimize ve tüm ekibine şahsım ve üniversitem adına teşekkürlerimi sunuyorum”  dedi.