ARA
LANGUAGE

HABERLER

“Müslümanlar Allah’u Ekber Diyerek Birbirini Öldürüyorsa Sorun Var Demektir”

Bingöl Üniversitesi’nde düzenlenen “Cahiliye Araplarının İbadet Hayatı” isimli çalıştayda konuşan Prof. Dr. İbrahim Çapak, “Müslümanlar bir birini öldürüyorsa burada bir sorun, din anlayışımızda da bir sıkıntı var demektir. Bu anlayışımızın da bir şekilde berraklaştırılması gerekiyor” dedi. 

Kur‘ân’ın İndiği Tarih Çalıştaylarının IV.’sü olan “Cahiliye Araplarının İbadet Hayatı” Çalıştayı, Bingöl Üniversitesinde düzenlendi. Bingöl Üniversitesi Kongre Merkezinde düzenlenen çalıştaya Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hakan Olgun ve Prof. Dr. Hasan Çiftçi,  YDÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez, Vali Yardımcısı Cevat Gün, akademisyenler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Çalıştayın koordinatörlüğünü yapan Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez, yaptığı açılış konuşmasında, “Kur’an’ı anlamak için Kur’an’ın indiği tarihi bilmek gerekiyor. Kur’an’la ilgili çalışma yapanlar, Kur’an içinde literal olarak yaklaşmışlar ayeti kerimelere. Ayeti almışlar ve genelde de bunu ehli tefsir, ehli fıkıh bir kavramı alıp sözlüklere bakarak o kavramdan bir sonuca varmaya çalışmışlar. Burada unutulmaması gereken bir hakikat var. Kur’an bir tarih içerisinde inmiştir. Kur’an’ın bize söylediğini net olarak anlamak istiyorsak, içine inmiş olduğu tarihi bilmemiz gerekiyor” dedi.

Daha önce yaptıkları çalıştaylardan sonra ‘Cahiliye Araplarının Uluhiyet Anlayışı’, ‘Cahiliye Araplarının Ahiret İnancı’ ve ‘Cahiliye Araplarının İlahları’ kitaplarını çıkardıklarını belirten Prof. Dr. Söylemez, “Cahiliye Araplarının İlahları kitabını okuduğunuzda, şunu görüyorsunuz: bugün bu ilahların tamamı yaşıyor. Ama sadece isimleri değişik. Yanımızda, çoğu zaman hayatımızın içerisinde. Bu çalıştaylardan sonra bir şey ortaya çıktı: Cahiliye Arapları aslında ahirete inanıyorlardı. Allah’ı biliyorlar, ahireti biliyorlar ama Allah’ı ve ahireti biliyor olmalarına rağmen cahili olarak isimlendirilmesinin bir illeti olmalı. Cahiliye Araplarının uluhiyet anlayışı ve ahiret inancından sonra ibadet konusuna yoğunlaşalım dedik. Çünkü insanlar ahirete inanıyorlar, ahirete inanıyor olmaları onları ibadete de yönlendiriyordu. Bu ibadetler nedir, nasıldır bunlara bakalım dedik ve bu çalıştay bu şekilde kararlaştırıldı” diye konuştu.

Bingöl Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Olgun, sözlerine Prof. Dr. M. Mahfuz Söylemez’e bu projeye Bingöl Üniversitesi’ni de dahil ettiği için teşekkür ederek başladı. Bu tür çalışmaların Bingöl Üniversitesi akademisyen ve öğrencileri ile Bingöl halkının düşünce yapısına katkı sağlayacağını belirten Prof. Dr. Olgun, ayrıca mülki idare amirleri, yerel yönetim temsilcileri ve kurum amirlerinin bu tür programlara gösterdikleri teveccühün takdire şayan olduğunu ifade etti. Konuşmasının devamında cahiliyenin İslam öncesi topluma ait bir zihin değil, günümüzde de yaygın bir batıl düşünce olduğuna işaret eden Prof. Dr. Olgun, cahiliyeyi doğru anlamanın Kur’an’ı da doğru anlamaya hasıl olacağını vurguladı.

“Müslüman taraflar bir birini öldürüyorsa burada bir sorun vardır”

Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak ise, Cahiliye dönemi ile ilgili dördüncü çalıştayın Bingöl’de gerçekleşmesinden dolayı duydukları memnuniyeti ifade ederek sözlerine başladı. Cahiliye dönemini bilmemenin İslam coğrafyasında karışıklıklara neden olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çapak, “Cahiliye dönemini bilmezsek bu düşüncenin doğurduğu fesat düşünceleri izole edemeyiz. Hâlihazırda Ortadoğu’da, İslam coğrafyasında gördüğümüz karışıklıkların bir kısmı da her halde cahiliye dönemini bilmemekten kaynaklıdır diye düşünüyorum. Çünkü iki taraf Allah’u Ekber diyerek bir birini öldürüyorsa burada bir sorun, dini anlayışımızda da bir sıkıntı var demektir. O dini anlayışımızın da bir şekilde berraklaştırılması, sağlamlaştırılması gerekiyor. Bunun da temelini bilmeden üstüne bina inşa etmemiz mümkün değildir. Bundan dolayı asıl olan şey, önce temeli doğru bir şekilde kurmak ve bunun üzerine binayı kurmaktır. Cahiliye Araplarında, bugün içinde yaşadığımız bir takım inançların var olduğunu biliyoruz. Cahiliyede namaz var, ibadetin değişik şekilleri var. Başka bir takım şeyler var. Bunlar günümüzde de var. Ama aradaki benzerlikleri ve farklılıkları net bir şekilde ortaya koymamız gerekecek ki, bunun üzerine sağlam şeyler inşa edebilelim. Bundan dolayı bu çalıştayı son derece önemli buluyorum. Burada sunulacak sunumların kitaplaştırılmasıyla birlikte Türkiye, hatta Türkiye dışına da fikirlerin taşınması konusunda bu çalıştayı önemli buluyorum” diye ifade etti.

Konuşmaların ardından üç farklı oturumda gerçekleştirilen çalıştayda aşağıdaki bildiriler sunuldu:

Prof. Dr. Hakan Olgun, Pagan Toplumlarda Dinsel Davranış ve Ritüel,

Prof. Dr. Mehmet Mahfuz Söylemez Cahiliye Araplarının İbadet Hayatı Üzerine Notlar,

Prof. Dr. Vecdi Akyüz, Cahiliye Döneminde Hac ve Umre,

Yrd. Doç.Dr. Şevket Kotan, Cahiliye Araplarda İbadet ve Amel: Kur’an Merkezli Bir Çalışma,

Prof. Dr. Cemalettin Erdemci, Cahiliye Araplarında Şefaat,

Prof. Dr. Mesut Okumuş, Salat Kavramı ve Mahiyeti,

Yrd. Doç. Dr. İsmail Narin, Cahiliye Araplarında Kurban ,

Yrd. Doç. Dr. Emrah Dindi, Cahiliye Araplarına Göre Ramazan Ayı, İtikaf ve Oruç ,

Yrd. Doç. Dr. Husain Aswad, Cahiliye Araplarına Göre Nezir,

Prof. Dr. Hanefi Palabıyık, Cahiliye Araplarına Göre Namaz,

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Nuri Güler, Cahiliye Döneminde Nesiyy Uygulaması ve Haram Aylara İhtiram,

Arş. Gör. Şükran Adıgüzel, İlk Dönem İslam Tarihi Kaynaklarına Göre Cahiliyede Tehannüs,

Arş. Gör. Korkut Dindi, Bir Cahiliye İbadeti Olarak Muka ve Tasdiyye,

Arş. Gör. Mehmet Yaşar, Enfâl Suresi 35. Ayeti Çerçevesinde Cahiliyede Muka, Tasdiyye ve Salat Kavramları,